Alacaatlı Mahallesi, Alacaatlı Caddesi No:33 Çankaya / Ankara 06810

Göz Altı Dolgusu

Göz altı dolgusu ile yorgun ve yaşlı görünümden kurtulun. Göz altı morlukları, çöküklükler ve kırışıklıklar için etkili çözüm. Uygulama, sonuçları ve fiyatları hakkında detaylı bilgi

İçindekiler

Göz Altı Dolgusu Nedir?

Göz altı dolgusu, göz çevresindeki çöküklükleri, mor halkaları ve kırışıklıkları gidermek amacıyla uygulanan etkili bir estetik tedavi yöntemidir. Yaşlanma, genetik faktörler, yorgunluk ve uyku düzensizlikleri nedeniyle oluşan göz altı problemleri, kişinin yorgun ve yaşlı görünmesine neden olur. Hyaluronik asit bazlı dolgu maddeleri kullanılarak gerçekleştirilen bu işlem, göz çevresine hacim kazandırır ve cildi dolgunlaştırarak daha genç ve dinlenmiş bir görünüm sağlar.

Göz altı bölgesi, yüzün en hassas ve ince cilt yapısına sahip alanıdır. Bu bölgedeki cilt, vücudun diğer bölgelerine kıyasla dört kat daha incedir ve altında yağ dokusu çok azdır. Yaş ilerledikçe kollajen ve elastin üretimi azalır, cilt inceler ve altındaki kan damarları daha belirgin hale gelir. Aynı zamanda göz çevresindeki yağ yastıkçıkları aşağı kayarak göz altı torbaları oluşur ve göz altı-yanak geçişinde belirgin bir çöküklük meydana gelir. Göz altı dolgusu uygulaması bu problemlerin tamamına çözüm sunar ve minimal invaziv bir yöntemle maksimum estetik iyileşme sağlar.

Göz Altı Dolgusu Kimlere Uygulanır?

Göz altı dolgusu geniş bir hasta kitlesine hitap eden bir uygulamadır. Genetik olarak göz altı çöküklüğü olan genç bireylerden, yaşlanma belirtileri gösteren orta ve ileri yaş grubundaki kişilere kadar herkes bu tedaviden faydalanabilir. Özellikle sabahları şiş uyanan, sürekli yorgun görünen, göz altı morluklarından şikayetçi olan veya göz altı-yanak geçişinde belirgin bir oluk bulunan kişiler için ideal bir çözümdür.

Kronik yorgunluk, stres, düzensiz uyku ve sağlıksız yaşam tarzı nedeniyle göz altı problemleri yaşayan bireyler de bu tedaviden faydalanabilir. Genetik faktörler nedeniyle genç yaşta bile göz altı çukurluğu olan kişilerde dolgu uygulaması dramatik sonuçlar verir. Ayrıca yüz germe operasyonu geçirmiş ancak göz altı bölgesinde hala problem yaşayan hastalar için de tamamlayıcı bir tedavi seçeneğidir.

Göz altı dolgusu, sadece estetik bir iyileşme sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kişinin özgüvenini artırır ve sosyal yaşamında olumlu değişiklikler yaratır. Yorgun ve mutsuz görünümden kurtulmak isteyen herkes için güvenli ve etkili bir çözümdür.

Göz Altı Dolgusu Nasıl Uygulanır?

Göz altı dolgusu uygulaması titizlik ve deneyim gerektiren bir işlemdir. Uygulama öncesinde hasta ile detaylı bir konsültasyon yapılır, beklentiler ve varsa özel durumlar değerlendirilir. Göz altı bölgesinin anatomisi, cilt kalitesi, çöküklüğün derecesi ve kan damarlarının konumu incelenir. Bu analiz sonucunda hangi bölgelere ne kadar dolgu uygulanacağı planlanır.

İşlem sırasında öncelikle göz çevresine lokal anestezik krem uygulanır ve 15-20 dakika beklenir. Anestezi etkisini gösterdikten sonra, çok ince bir iğne veya kanül yardımıyla dolgu maddesi deri altına enjekte edilir. Deneyimli bir hekim, dolguyu periorbital bölgenin doğal anatomisine uygun şekilde yerleştirir. Uygulama sırasında sürekli kontrol yapılır ve simetri sağlanır. İşlem genellikle 20-30 dakika sürer ve hasta aynı gün normal aktivitelerine dönebilir.

Göz altı dolgusu uygulamasında en önemli nokta, dolgunun doğru derinliğe ve doğru miktarda yerleştirilmesidir. Çok yüzeysel uygulamalar düzensizliklere ve mavi-gri renk değişikliklerine neden olabilirken, çok derin uygulamalar istenilen etkiyi vermeyebilir. Bu nedenle anatomik bilgi ve uygulama deneyimi kritik öneme sahiptir. Ayrıca göz çevresindeki hassas kan damarlarına zarar vermemek için kanül tekniği tercih edilebilir.

Uygulama Teknikleri

Göz altı dolgusu uygulamasında farklı teknikler kullanılabilir. Klasik iğne tekniğinde dolgu maddesi küçük noktalardan enjekte edilir ve manuel olarak şekillendirilir. Kanül tekniğinde ise künt uçlu esnek bir tüp kullanılır, bu sayede kan damarlarına zarar verme riski minimize edilir ve daha geniş alanlara tek giriş noktasından ulaşılabilir. Her iki tekniğin de avantajları ve dezavantajları vardır, uygun yöntem hastanın anatomisine göre seçilir.

Göz Altı Dolgusu Sonrası Süreç

Göz altı dolgusu uygulaması sonrasında hafif bir şişlik, kızarıklık veya hassasiyet yaşanması normaldir. Bu yan etkiler genellikle 24-48 saat içinde kaybolur. İlk gün buz kompresi uygulaması şişliği azaltmaya yardımcı olabilir ancak bunu yaparken bölgeye fazla baskı yapmamak önemlidir. Bazı hastalarda enjeksiyon noktalarında küçük morluklar oluşabilir, bunlar 3-5 gün içinde kendiliğinden geçer.

İlk 24 saat boyunca göz çevresine dokunmaktan, ovalamaktan ve fazla mimik hareketleri yapmaktan kaçınılmalıdır. Yüz yıkama işlemi nazikçe yapılmalı, sıcak su kullanılmamalıdır. İlk üç gün boyunca yoğun fiziksel aktivitelerden, sauna ve hamamdan, solaryumdan ve aşırı sıcak ortamlardan uzak durulmalıdır. Alkol tüketimi kan akışını artırarak şişliği ve morarma riskini artırabileceğinden ilk hafta alkol almamak önerilir.

Göz altı dolgusu sonuçları genellikle hemen görülmeye başlar ancak nihai sonuç 1-2 hafta içinde netleşir. Bu süreçte dolgu maddesi yerleşir, olası şişlikler geçer ve doğal görünüm ortaya çıkar. Hastalar işlem sonrası makyaj yapabilir ancak ilk gün göz çevresine yoğun makyaj uygulamaktan kaçınılması önerilir. Güneşe çıkılacaksa mutlaka yüksek faktörlü güneş koruyucu krem kullanılmalıdır.

Göz Altı Dolgusu Sonuçları ve Kalıcılığı

Göz altı dolgusu sonuçları kişiden kişiye değişiklik gösterir ancak ortalama kalıcılık süresi 9-18 ay arasındadır. Kullanılan dolgu maddesinin türü, miktarı, hastanın yaşı, cilt yapısı ve metabolizma hızı kalıcılığı etkileyen önemli faktörlerdir. Genç hastalarda ve iyi cilt kalitesine sahip bireylerde dolgu daha uzun süre kalabilir. Sigara içen kişilerde ise dolgunun etkisi daha erken azalabilir.

Göz altı bölgesi sürekli hareketli bir alan olduğundan, dolgu maddesinin burada kalıcılığı yüzün diğer bölgelerine göre biraz daha kısadır. Ancak düzenli tekrarlarla uzun vadeli sonuçlar elde edilebilir. İkinci ve üçüncü uygulamalarda genellikle daha az miktarda dolgu maddesi yeterli olur çünkü cilt ve dokular önceki uygulama sayesinde iyileşmiştir. Yıllık bakım enjeksiyonları ile sonuçlar sürekli taze tutulabilir.

Göz altı dolgusu sadece çöküklükleri doldurmakla kalmaz, aynı zamanda cildin kalitesini de artırır. Hyaluronik asit nem tutucu özelliğiyle cildi nemlendirir ve kollajen üretimini stimüle eder. Bu sayede dolgunun etkisi geçtikten sonra bile cilt daha sağlıklı ve canlı görünür. Zamanla doğal yaşlanma süreci devam etse de göz altı dolgusu yapılmış bölge, işlem yapılmamış duruma göre her zaman daha iyi durumda olacaktır.

Göz Altı Dolgusu ile Diğer Uygulamaların Kombinasyonu

Göz altı dolgusu sıklıkla diğer estetik uygulamalarla kombine edilerek daha kapsamlı sonuçlar elde edilir. Özellikle elmacık dolgusu ile birlikte uygulandığında yüzün orta bölgesinde dramatik bir gençleştirme etkisi yaratılır. Göz altı ve elmacık dolgusunun kombinasyonu, yüze doğal bir lifting etkisi kazandırır ve yorgun ifadeyi tamamen ortadan kaldırır.

Göz çevresindeki kırışıklıklar için botoks uygulaması ile göz altı dolgusu mükemmel bir ikilidir. Botoks göz kenarındaki dinamik çizgileri azaltırken, dolgu göz altındaki statik çöküklükleri giderir. Ayrıca göz kapağı estetiği ile birlikte uygulandığında göz çevresinin tamamen yenilenmesi sağlanır. Bazı hastalarda lazer tedavileri veya kimyasal peeling uygulamaları ile kombine edilerek cilt kalitesi de artırılır.

Göz Altı Dolgusu Riskleri ve Yan Etkileri

Göz altı dolgusu genel olarak güvenli bir işlem olmakla birlikte, her tıbbi prosedürde olduğu gibi bazı riskler taşır. En yaygın yan etkiler geçici şişlik, kızarıklık, hassasiyet ve enjeksiyon noktalarında küçük morarmalardır. Bu belirtiler genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçer ve ciddi bir problem oluşturmaz. Ancak nadir durumlarda daha ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

En önemli komplikasyon riski vasküler oklüzyondur, yani dolgu maddesinin bir kan damarına girmesi veya kan damarını tıkaması. Bu durum doku nekrozuna ve kalıcı hasarlara neden olabilir. Deneyimli bir hekim anatomik bilgisiyle bu riski minimize eder ancak tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Bu nedenle işlem sonrası göz çevresinde ani beyazlaşma, şiddetli ağrı veya görme problemleri gelişirse derhal müdahale edilmelidir. Hyaluronik asit bazlı dolgular kullanıldığında bu tür acil durumlarda hyaluronidaz enzimi ile dolgu çözülebilir ve komplikasyon önlenebilir.

Diğer olası yan etkiler arasında asimetri, düzensiz yüzey görünümü, nodül oluşumu ve Tyndall etkisi sayılabilir. Tyndall etkisi, dolgunun çok yüzeysel yerleştirilmesi durumunda göz altında mavi-gri bir renk değişikliğinin ortaya çıkmasıdır. Bu durum hem estetik açıdan rahatsız edicidir hem de tedavisi zaman alabilir. Doğru derinlikte ve uygun yoğunlukta dolgu kullanılarak bu problem önlenebilir. Tüm bu riskleri minimize etmek için mutlaka deneyimli, sertifikalı ve göz çevresi anatomisine hakim bir hekimle çalışılmalıdır.

Göz Altı Dolgusu Kimler İçin Uygun Değildir?

Göz altı dolgusu her ne kadar güvenli bir işlem olsa da bazı durumlarda uygulanması önerilmez veya ertelenmelidir. Hamile ve emziren kadınlar için bu işlem kontrendikedir çünkü bu dönemde yapılan estetik müdahalelerin bebek üzerindeki etkileri tam olarak bilinmemektedir. Aktif cilt enfeksiyonu, herpes veya ekzema gibi deri problemleri olan kişilerde enfeksiyon yayılma riski nedeniyle işlem yapılmamalıdır.

Hyaluronik aside veya dolgu içeriğindeki diğer maddelere karşı bilinen alerjisi olan kişiler bu tedaviden faydalanamazlar. Otoimmün hastalıkları olan hastalar, kan pıhtılaşma bozuklukları bulunan kişiler ve belirli ilaçlar kullananlar için de özel değerlendirme gerekir. Aşırı göz altı torbaları olan hastalarda dolgu yeterli olmayabilir ve cerrahi müdahale daha uygun bir seçenek olabilir. Gerçekçi olmayan beklentilere sahip veya vücut dismorfik bozukluğu olan kişilere de estetik prosedürler önerilmez.

Göz Altı Dolgusu Fiyatları

Göz altı dolgusu fiyatları kullanılan ürünün markası, kalitesi ve miktarına göre değişiklik gösterir. Uluslararası tanınmış markaların premium ürünleri daha yüksek fiyatlandırılırken, daha uzun kalıcılık ve güvenilirlik sunarlar. Uygulamayı yapan hekimin deneyimi, kliniğin konumu ve olanakları da fiyatı etkileyen faktörler arasındadır. Bazı hastalarda tek bir şırınga dolgu yeterli olurken, daha belirgin problemleri olan kişilerde daha fazla ürün gerekebilir.

Göz altı dolgusu sadece bir defaya mahsus bir harcama değildir. Dolgunun kalıcılığı ortalama 1-1.5 yıl olduğundan, sonuçları sürdürmek için belirli aralıklarla yenileme enjeksiyonları gerekir. Ancak tekrar uygulamalarda genellikle daha az miktarda ürün kullanıldığından maliyet azalır. Net fiyat bilgisi ve kişiselleştirilmiş tedavi planı için kliniğimizle iletişime geçebilir, ücretsiz konsültasyon hizmeti alabilirsiniz. İlk muayenede göz altı bölgeniz detaylı şekilde analiz edilir ve size özel tedavi protokolü ve maliyet hesaplaması sunulur.

Paylaş: